isyerinde siyah tayt giyip yurek hoplatan kizlar

üstüne poposunu örten şeyler giyiyorlarsa neden olmasınlar. seviyorlardır taytı ne var yani.

wal mart

her ne kadar kan emiciler zincirinin bir parçası olsalar da tjmaxx'ten daha yüksek fiyata alıyorlar ürünlerimizi. tabii bir pier1 değiller ama olsun, seviyoruz biz.

iste bunlar hep sex

bu çocuğun yine canı sıkılmış. dönem dönem canı sıkıldığında gelip bizi şenlendiren cını. <3

arka sokaklar

ne zaman kanal d'yi açsam karşıma çıkıyor. periyodik olarak denk geliyorum ve diziden ayrılanlar, geri dönenler, bir eski bölüm, bir yeni bölüm insanın kafasını alla bullak eden dizi.

hatred barricade

2011'in ilk yarısında kurulmuş olmasına rağmen oldukça kısa zamanda inanılmaz ilerleme göstermiş kadıköylü hardcore grubu.
hayranlarını kendi müzikleri ile mest etmekle kalmayıp, tarzlarının popüler yerli - yabancı gruplarını çeşitli organizasyonlarda bir araya toplayarak çok fazla grubun cesaret edemeyeceği işlere de imza atıyorlar.

http://www.facebook.com/events/490874927595036/

türkiye'de fazla rağbet görmeyen bir tarzda muzik yapıyor olmalarının kendilerini yıldırmamasını umut eder, müzik hayatlarında başarılar dileriz buradan da.

bu da benim favorim;

http://www.youtube.com/...oy0vs8lm&feature=relmfu

vantilator

cin çarpmıştan beter ediyor insanı. direkt mallaştırıyor. yine de iyi ki var. hala klimalı sisteme geçiş yapamamış bünyelerin tek dermanıdır.

sozluk yazarlarinin su an dinledigi sarkilar

mavi sakal - çektir git

sevgili

bazen elinin körü bazen elinin kiri.

bskb

evimizin haşarı çocuğu misali tam bir eşşek sıpası. ayrıca da yerim ve sevgilileri de hiçbirşey yapamaz!

raki balik roka

akabininde "ağzının tadını bilmiyorsun allah da seni bildiği gibi yapsın sen insan olamazsın" gibi ağır tepkiler alacağımı dahi bilsem "en sevmediğim 3'lü" listesinin ilk sırasında yer alacak olan en sevmediğim 3'lü.

sozluk yazarlarinin takintilari

uyuduğum odanın kapısını kapatmak. açık kapı olunca uyuyamıyorum işte evde kimse olmamasına rağmen.

tahammul siniri

bendeki çok aşağıda olan sınır. hemen taşıveriyor. bunu yükseltmenin bir yolu var mıdır acaba?

bazı insanlarda ne yaşarlarsa, ne ile uğraşırlarsa uğraşsınlar hiç göremediğim sınır. çok imreniyorum.

sozluk yazarlarinin itiraflari

sözlüğe bile 6. nesiller gelmiş. zaten gittikçe bir yaşlılık psikolojisi aldı yürüdü gitti bende. ne yaptınız siz ya?

neyse ki hala taş gibiyim diye kendimi avutuyorum da, 5 sene sonrası beni çok korkutuyor. şu nesilleri şöyle 5 senede bir falan yenileseydiniz ne olurdu sanki.

sozluk yazarlarinin ask itiraflari

küfretmeyi hiç sevmem. etmem de zaten. ama affınıza sığınarak; "aşk siktirsin gitsin lütfen" diyorum.

bilecik

5 aydır görmediğim, haftasonu hasret giderdiğim ama gerçekten de en fazla 2 gün dayanabildiğim biricik küçücük minicik memleketim.

marmea

bizim oralardanmış. tolgamızın mekanına takılırmış. kimdir nedir merak ettim doğrusu.

ne olursan ol yine gel diyerek hoşgeldin demek istediğim yazar kişisi.

zaphod beeblebrox

the hitchhiker's guide to the galaxy adlı kitapta geçen iki başlı yaratık.

özellikle şu cümlesiyle beni benden almıştır.

“if there's anything more important than my ego around, i want it caught and shot now.”

the hitchhiker s guide to the galaxy

<bkz: zaphod beeblebrox>

breakfast at tiffany s

bu filmdeki paul gibi biri çıksın karşıma vallahi evleneceğim dedirten film.
tabii george peppard görüntüsüne de benzerse ölene dek ayaklarını bile yıkamaya razı olurdum herhalde.


----- spoiler -----

paul: you know what's wrong with you, miss whoever-you-are? you're chicken, you've got no guts. you're afraid to stick out your chin and say, "okay, life's a fact, people do fall in love, people do belong to each other, because that's the only chance anybody's got for real happiness." you call yourself a free spirit, a "wild thing," and you're terrified somebody's gonna stick you in a cage. well baby, you're already in that cage. you built it yourself. and it's not bounded in the west by tulip, texas, or in the east by somali-land. ıt's wherever you go. because no matter where you run, you just end up running into yourself.

----- spoiler -----

yenitara

tanımam, etmem ve aslında umrumda da değildir fakat son 4 ayda girdiği entry sayısı 4 olan ve 1 aydır tek bir entry bile girmeyen, 4-5 günde bir en fazla 10 dakika online olan bir yazarı hatırlaması ile dikkatimi çekmeyi başarmıştır.

biraz da kendini çok önemseyen biri anladığım kadarıyla. iyidir kendini önemsemek.

başarılarının devamını diler, gözlerinden öperim.